Dec 27

Myspace önümüzdeki günlerde Facebook’taki gibi kullanıcının listesindeki kişilerle ilgili güncel haberleri görebileceği – fotoğraf ekleme, grup katılımı, güncel profil bilgileri gibi – bir alan açacak. Güncel haberler bölümünün yanısıra myspace’te kullanıcılara birden çok profil yaratma olanağı sunacak. Bu yeni uygulama ile kullanıcı aile, iş ve arkadaşlarına farklı profiller sergileyebilecek.

www.myspace.com

Dec 25
Outdoor 2.0
icon1 Süen Çankaya | icon2 Dijital dünyada neler oluyor? | icon4 12 25th, 2007| icon3Yorum yok »

Cep telefonlarının açıkhava reklamcılığına kattığı vizyonu ve interaktiviteyi bu şekilde tanımlıyor Michael Hudes ( Clear Channel Global Dijital Medya Direktörü). SMS veya bluetooth teknolojisi entegre edilerek hibridleştirilen açıkhava reklamcılığı Clear Channel, Kinetic gibi kuruluşların öncülüğüyle özellikle İngilterede ve Asyada oldukca yayılmış durumda.Fakat interaktif OOH kavramının beklenenden daha yavaş büyüdüğü bir gerçek.Bunun birkaç sebebini mobil teknolojilerin her pazarda aynı seviyede olmaması , tüketicinin “bluetooth” özelliğini açtığı noktada , mobil “spam” dediğimiz istenmeyen içerik,mesaj hatta virüslere maruz kalabileceğini düşünmesi ve tabiiki markaların bu hibrid yapıları kullanmaya henüz çok alışık olmaması şeklinde sıralayabiliriz. Mobil ve açıkhava kuruluşları spam konusunu çözmek için uğraşıyorlar. Bir yandan da daha çok marka offline bir mecraya interaktivite katan bu Outdoor 2.0 erasına dahil olmak konusuna yatkınlaşıyor. Turkcell’in Kenan Doğulu melodisini bluetoothunuzu açarak indirebildiğiniz raketleri, Nike’ın tüm futbol videolarına bir sms ile ulaşmanızı sağlayan otobüs durakları, Fenerbahce stadındaki ya da Kanyondaki markaların kullanımlarını bekleyen bluetooth kurulumları ülkemizde de önümüzdeki dönemde interaktif açıkhava reklamcılığının giderek büyüyeceğini kanıtlıyor. Kinetic World Wide CEOsu Michael Collins’inde söylediği gibi “Artık bu kanalın ne zaman hayatımıza gireceği bir soru olmaktan çıktı. Dijital devrim gerçekleşti ve hayatımızda. Asıl soru bunu nasıl ve ne şekilde markalarımız yararına kullanabileceğimiz.”

Dec 22

Avrupa’da gençler arasında yapılan anketler sonucunda IM gönderiminin %25′inin cep telefonları üzerinden olduğu ortaya çıktı. Avrupa’da gittikçe büyüyen ve gençlerin yeni trend’i haline gelen Mobile IM uygulaması, Türkiye’de de kullanılmaya başlandı. Bu uygulamanın Türkiye’de teknolojik olarak hızlı adaptasyonu sonucu markalar için nasıl kullanılacağını ilerleyen günlerde göreceğiz. Turkcell’in sunduğu bu servisi 2008′e kadar ücretsiz olarak kullanabileceğiz.

Turkcell Windows Live Messenger

Dec 22

İlki Haziran ayında Kanyon’ da gerçekleşen J&B “Start a Party” nin ikinci organizasyonu J&B “Start a Party Newyear 15 Aralık gecesi tarihi Binbir Direk Sarnıcı’nda yapılacak. İnternetteki bannerlarını bir çok web sitesinde görebileceğiniz J&B, “Start a Party” sloganı ve eğlencenin sembolü “Disko topu” ile “Sıra dışı bir mekan, güzel bir müzik ve yakın dostları bir araya getirin ve o anı bir partiye dönüştürün” mesajını veriyor. J&B Start a Party @ 1001 Direk’i kaçırmak istemiyorsanız startapartyhere.com adresini ziyaret ederek sınırlı sayıdaki davetiyelerden kazanma şansını elde edebilirsiniz.
www.startpartyhere.com

Dec 19

Popüler kuruluşları (youtube.com, riya.com) satın almalarıyla sürekli gündemde olan google bu sefer de Open Social uygulamasıyla karşımıza çıktı. Google Open Social’la Engage.com, Friendster, hi5, Hyves, imeem, LinkedIn, MySpace, Ning, Oracle, orkut, Plaxo, Salesforce.com, Six Apart, Tianji, Viadeo, and XING gibi community sitelerini tek bi çatı altında topluyor. OpenSocial API-Application Programming Interface (Yazılım programlama arayüzü) sistemi birçok sosyal network’leri birleştirirken bir yandan çok daha geniş kitlelere ulaşımı sağlıyor, diğer yandan da bu sitelerde içinde olan sitelerde zengin uygulamalar karşımıza çıkacak.

Dec 18

“Şeytan” kılığında AXE dövmeli ördekçikler Facebook’un ilk markalı hediyeleri oldu. Artık vbu ördeklerden arkadaşınıza gönderebilir ya da bir sabah profilinizde bi arkadaşınızın size böyle bir hediye gönderdiğini görebilirsiniz. Gençler arasında geniş marka bilinirliği olan AXE ile Facebook arasındaki işbirliği, ilk markalı hediyenin doğması ile sonuçlandı. AXE bazı ürünlerinin promosyonu için kullandığı banyo ördeği fikrini logosunu ve markasını Facebook’a taşımak için kullandı ve bunun sonucunda AXE şeytan ödekleri sayfalarımızdaki yerini almış oldu. Şeytan ördekleri görmek için Facebook hesabınıza bir uğramanız yeterli.
www.facebook.com

Dec 16

Önümüzdeki hafta bannerları web sitelerini süsleyecek olan yepyeni bilgisayar animasyon filmi harikası “Arı filmi – Bee Movie” 14 Aralık’ta sinemalarda. Film ülkemizde Arı filmi adıyla ,Türkçe seslendirilmiş olarak vizyona girecek. Filmde Cem Yılmaz arı Berry Benson’ı seslendiriyor. Filmin yapımı tam dört yıl sürdü ve animasyon işlemleri için toplam 1.000.000 saat çalışma yapıldı. Bu kadar zaman ve emek harcanan eğlenceli filmi izlemeyi kaçırmayın bizce !

www.arifilmi.com.tr

Dec 14

Yapı Kredi WORLD, “Ben istersem ” sloganı ve yeni logosuyla karşımızda. Tv ve Basın’da 6 Kasım’ da başlatılan lansman kampanyası, 13 Kasım’ da büyük ve etkili görsellerle internette devam etti. Kampanya ile büyük bir yenilik yaşayan WORLD’ün yeni klüp ve programlarını ilgi alanlarınıza göre seçebilir, size uygun fırsat ve ayrıcalıklardan faydalanabilirsiniz. Yapı Kredi yeni WORLD ile hayallerinize ilişkin kurduğunuz cümleleri “ben istersem” diye bitirebilme fırsatı veriyor.

www.worldcard.com.tr

Dec 13

Sony oyun konsolları dünyasına bu sene müthiş bir dönüş yaptı ve sabırsızlıkla beklenen PS3′ü piyasaya sürdü. PS3 sadece yeni nesil bir oyun konsolu değil, aPSynı zamanda ileri teknoloji içeren kompakt bir medya merkezi. Video oyunu severlerin evinde başköşeye yerleşen PS3 şık, sade, biraz ağır (5 KG) ama yine de çok az yer kaplıyor.

Blue Ray teknolojisi
PS3 evlerimize Blue Ray teknolojisini getiriyor. Bu yeni format özellikle yeni nesil yüksek çözünürlüklü ( HD ) videoların tek bir diskte saklanabilmesinde yardımcı olurken aynı zamanda çok büyük miktarda veri depolamaya da yardımcı oluyor. Tek tabakalı bir Blu-ray disk 25 GB’lık kapasitesi ile iki saatten fazla HDTV kalitesinde görüntü veya onüç saat civarında standart çözünürlüklü görüntü saklayabiliyor. Bu özellikleri ile Blue Ray, PS3′ün çok daha fazla veri depolama alanı isteyen oyunları için vazgeçilmez bir medya olarak düşünülebilir.

SIXAXIS
Kablosuz bağlantı teknolojisi video oyunları ile birleşti ve artık bizlere muhteşem deneyimler yaşatacak. PS3 oyun konsolunun SIXAXIS olarak adlandırılan kablosuz bağlantı özelliğine sahip bir kumanda birimi bulunuyor. SIXAXIS, üzerinde oyun oynarken kullanılan çok sayıda buton bulunan bir kumanda birimi. Aynı zamanda bu kontrol birimi ile cihazın sanal klavyesi ve Blu Ray ile oynatılan video görüntülerle ilgili menü de kullanılabiliyor. Bu kontrol birimini verimli bir şekilde kullanabilmek için yapısına alışmak gerekiyor. Özellikle daha önce bu tür bir birimle karşılaşmamış olan kullanıcıların bir süre pratik deneyim kazanmaları gerekiyor.

Sürekli Online
Online video oyunu deneyimi XBOX 360′la bir süredir yaşanabiliyordu. PS3 de XBOX 360 gibi, oyunları online olarak oynayabilme özelliği ile birlikte geliyor. İnternet video oyun konsollarının vazgeçilmez bir özelliği olmuş durumda. Internet bağlantısının sürekliliği ve yeni güncellemeler sayesinde Sony PS3 çok daha fonksiyonel olma özelliğine sahip bir ürün. Örneğin en son güncellemelerden bir tanesi ile mevcut DVD koleksiyonunuzu HD kalitesine yükseltebiliyorsunuz. Buna ek olarak uyumlu PlayStation ve PlayStation 2 oyunlar da bu versiyona yükseltilebiliyor. Şu an için bu özellik sadece yeni nesil DVD oynatıcılarda bulunuyor. PS3’ün güncellemeleri son derece kolay bir şekilde gerçekleştirilebiliyor. Bu işlem için ekranda beliren komutları uygulamanız yeterli oluyor.

Sony PS3, daha iyisi yapılana kadar dijital dünyanın en lezzetli şekerlerinden biri olacak gibi görünüyor.

Sony Playstation 3

Dec 13
Sosyal Networkler
icon1 Süen Çankaya | icon2 Dijital gündem | icon4 12 13th, 2007| icon3Yorum yok »

Herşey Web 2.0 erasıyla birlikte “masaüstü”nün egemenliğinde olan tüm uygulama bulundurma görevinin webe taşınması ve dökümanların, kontaklarımızın,ofis araçlarının, videoların,resimlerin herşeyin biz neredeysek orada olabilmesi gerçeğiyle başladı. Eskiden pasif bir alıcı olan tüketiciler artık çok kolay erişebildiği digital platformlar sayesinde aktif katılımcılar olmaya başladılar. Facebook profilleri, flickr’daki resimleri, linkedin’deki cvleri, last.fm’deki müzik kişilikleriyle hayatlarını oluşturan her alanda birer sanal kopyaları var ve bu kopyalar orada yaşıyorlar, kendilerini hiç bir yerde ifade edemedikleri kadar net ifade edebiliyorlar.

Bu yeni dünya her türlü içeriğin yaratılması, yeni arkadaşlıkların oluşturulması, ilgi alanlarının tartışılması gibi konuları hiç olmadıkları bir şekle sokma gücüne sahip. Tabiiki tüm tüketiciler kendilerini sosyal ağlar yoluyla ifade etmiyor. Fakat ifade eden kesim kesinlikle çığ gibi büyüyor.

Verilere göre tüm dünyada online sosyal platformlarda harcanan pazarlama bütcesi 2006 yılında 445 milyon$ iken, 2007 yılında 1 milyar doların üzerine çıkmış durumda. Bu pazarın dünyadaki büyük oyuncuları aslında Türkiye’de de aynı şekilde egemenliklerini kurmuş durumdalar.

Peki markalar bu platformları nasıl kullanıyorlar?

Banner tabii ki akla en çabuk gelen ve en kolay uygulanabilecek yöntem gibi düşünülüyor. Bannerın yanısıra sponsorluklar,aplikasyonlar,gruplar, farklı markalama modelleri gibi pek çok yöntem var. Fakat tüm platformlar kendi dinamikleri ve gerçeklikleri çerçevesinde kullanıldıkları oranda ancak potansiyelleri dogrultusunda geri dönüş sağlayabiliyorlar . Bu yüzden kullanılması amaçlanan sosyal networkleri iyi anlamak, kullanıcının deneyimini algılayıp ona göre pazarlama çözümleri üretmek gerekiyor… Çünkü bu alanlar tüketicinin kral/kralice olduğu, her türlü seçime ve sınırsız özgürlüğe sahip oldukları bölgeler. Dolayısıyla bu özgürlüklerini asla rahatsız edici bir şekilde kullanmamak gerekiyor.

Facebook üzerindeki uygulamalardan birine bu sayımızda haber olarak yer vermiştik. Bu tarz uygulamaların yanında etkinlikler, sponsorlu gruplar, anlamlı uygulamalar markanın tüketiciye dokunabileceği uygun örnekler.

Sosyal networkleri kullanarak pazarlama faaliyetleri yapmak ya da bu platformları bir dağıtım ağı olarak kullanmak giderek daha çok markanın dikkatini çekiyor. Marka açısından bakıldığında doğru kullanıldığı taktirde tüketiciyle ilişkilerin geliştirilip derinleştirilmesi anlamında bu platformların faydası olabileceği tabii ki bir gerçek.

Bu platformlarda gerçekten tüketicinin anlamlı bulabileceği şekillerde yer almak çok önemli. Çünkü sadece rakiplerinizle değil, sosyal networkleri oluşturan bütün içeriklerle yarışma halindesiniz, bir marka profili oluşturmanız yeterli olmuyor, onun altını doldurmanız ve tüketicinin güvenini kazanmanız gerekiyor. Bunun için de sadece pazarı, markanın ihtiyaçlarını ve tüketiciyi değil, kullanmayı planladığınız sosyal ağın kullanıcı segmentlerini de tanımlamanız ve onları anlamanız gerekiyor. Eğer kullanıcının yarattığı bir içerik etrafında bir aktivite planlıyorsanız ve youtube ana mecranız olarak aklınıza geliyorsa, youtube’un milyonlarca kullanıcısından sadece %1′inin gerçekten içerik yüklediğini aklınızda bulundurmalısınız. Tek bir bedenin asla tüm tüketicilere uyamayacağını bilip farklı tüketicilere farklı içeriklerle gidebilmelisiniz, içeriği yaratırken markanın kendi dünyasından ve egosundan sıyrılıp markayla tüketicinin gerçekten kurduğu kontak noktalarından ve içgörülerden hareket etmelisiniz.

Özetlemek gerekirse sosyal networkler hayatımızda ve olmaya da devam edecekler. Markalarımız için tabiiki nasıl kullanabileceğimizi düşünmeliyiz. Fakat yaptığımız herşey doğru içerikte,kurguda, platformda ve stratejide olmalı. Dürüst , kullanıcı deneyime saygılı ve kesinlikle tüketicinin ilgi alanları ve ihtiyaçları ile ilgili olmalıyız…

« Önceki