“ HER ZAMAN AÇIK HER ZAMAN YANINDA”..
1990larda hayatımıza giren, 2000lerde ise neredeyse 100% penetrasyona ulaşan cep telefonları özelinde bile baksak ;mobilin hem dünyada hem de Türkiyede erişimi en yüksek ve kitlelerin hayatına en hızlı ve en yaygın şekilde girebilmiş tek dijital platform olduğunu söyleyebiliriz .
Bir GSM firması tarafından yapılmış araştırmaya göre, cep telefonu kullanıcılarının yüzde 30undan fazlası cep telefonunu kaybetmektense cüzdanını ya da evlilik yüzüğünü kaybetmeyi tercih ediyor.
Avrupada kullacıların ortalama %10u cep telefonundan internete bağlanırken, bu rakam ülkemizde % 20ler civarında.
Türkiyede 50 milyon aboneden ve 15 milyon mobil internet kullanısından bahsediyoruz. Wap siteleri artık tamamen web sitelerini replike edebiliyor.
Turkcellim wap portalı açıldığı ilk 7 ayda toplam 3 milyon müzik, 2 milyon oyun sattı ve her ay düzenli 2 milyonun üzerinde tekil kullanıcısı var. Pek çok portal/mecra, sitelerinin wap versiyonlarınıda yaratıp ayrıca pazarlıyor.
Şu anki ADSLden 10 kattan fazla hızlı internet bağlantısı, görüntülü telefon ve mobil tv gibi gerçeklikleri gündelik yaşamımıza sokacak olan 3G artık kapımızda..
Tüm bunlar bize şunu gösteriyor: Artık telefonlarımız sadece birbirimizle iletişim kurmamızı sağlayan cihazlar olma misyonundan, bizi her türlü içerikle ve dünyayla buluşturan ( mobil radyo, mobil tv,mobil dergi, wap siteleri, gprs, web, bluetooth gibi) akıllı ve her an yanımızda olan dijital platformlar olma misyonuna büründüler.
Peki markalarımız için tüm bunlar ne anlama geliyor? Mobil pazarlama derken sadece pek çok markada örneklerini gördüğümüz, “kodu gönder-çekilişe katıl-kazan” kampanyalarından mı bahsediyoruz?
Tabiiki hayır. Mobil dünya içerik platformuna dönüştükce ve bu dönüşüm yaygınlaştıkca ,mobil pazarlamanın markalara değer katacak, tüketiciyle başka bir biçimde kuralamayacak birebir diyaloğu kuracak şekilde kullanılması gündeme gelmiş durumda. Pek çok marka bu gelişmeleri takip edip öncülüğünü yapmak için yerlerini almış durumdalar bile.
Mobilin bir pazarlama aracı olarak kullanılma yöntemlerini birkaç grupta toparlamak gerekirse:
İzinli Database Kullanımı & Mobil CRM:
Markaların kendi databaseleri üzerinden yaptıkları bir takım fırsat ve yenilik duyuruları gibi iletişimler zaten hayatımızda vardı. Artık tüketicinin kral/kraliçe olduğu bir iletişim dünyasında yaşadığımızı, ve onların onaylamadığı, izin vermediği her türlü spam gönderimin markaya faydasından çok zararı olacağı gerçeği markaların yapacağı her türlü database pazarlama aktivitesinin çatısında kesinlikle yer almalıdır. Mobil özelinde ele alırsak, Turkcellin bir süredir kullanıcılarının birebir izniyle pazarladığı, 2007 itibariyle 5 milyon olan, 2008 sonunda 10 milyonu bulması beklenen bir database i var.
Bu databasedeki kişiler birebir markaların kendilerine söyleyebileceklerini duymayı kabul etmiş kişiler ve Turkcell bu kişileri markaların öncelikleri,hedef kitleleri özelinde istedikleri kriterlerde gruplayıp profillemelerine olanak tanıyor. İlgi alanları, demografi, harcama,lokasyon, cep telefonu kullanım alışkanlıkları gibi pek çok kriterde istediğiniz hedef kitleyi belirleyebiliyor ve bu kişilere sms,mms,wap push gibi yöntemlerle mesajınızı iletebiliyorsunuz.
Wap Banner
Web siteleri artık birebir web sitelerini replike edebiliyor demiştik. Turkcellim wap portalı ayda milyonlarca ziyaret alıyor. Ve aynı web sitelerinde olduğu gibi wap sitelerinde de banner kampanyaları yapılabiliniyor.
İster wap sitemize trafik yaratmak için olsun, ister elimizdeki her hangi bir mobil içeriği ( ringtone, video,wallpaper vb) tüketicimizle buluşturmak için olsun wap banner uygulamaları giderek daha çok marka için anlamlı hale gelmeye başladı. Sadece Turkcell değil Mynet, İddaa, Maçkolik gibi büyük web oyuncuları da wap siteleriyle bu dünyada yer alıyorlar ve her gün trafikleri artan wap sitelerinde banner pazarlıyorlar .

Mobil İçerik
Teknolojiye, her türlü yeniliğ ve içeriğe çok çabuk tepki veren bir toplum olduğumuz bir gerçek. Beğendikleri grubun ringtonuna, wallpaperına yada videosuna onlarca kontor verip satın alan milyonlarca kişi bile bunun bir kanıtı.
Tüketicinin içeriğe bu yönelişine hızlı adapte olabilen markalar, tüketiciyle içerik yoluyla markalarını buluşturup gönül paylarından çalabiliyorlar. Her türlü müzik, ringtone, video, tema, jingle eğer kullanıcı için anlamlı ise bir anda ona itilen bir marka mesajından, kullanıcının hayatına birebir aldığı kabul ettiği marka içeriğine dönüşebiliyor. Bacardi melodisi, sütaş jingle’ı, Nike viral videoları ve wallpaperları tüketicinin arayıp ulaşmaya çalıştığı içeriklere birkaç örnek. Bu içeriği onlara çeşitli mobil pazarlama araçlarıyla (wap siteleri, mms profilleme, bluetoothlu açıkhava reklamları vb) kolay ulaşılabilir hale getirebilen markalar daha çok tükecinin gönül payından çalma şansını yakalayabiliyor.

Markaların içeriklerini doğru tüketicilerle buluşturmasının yanısıra bazı markalar tüketicilerin içerik yaratmasına olanak verecek interaktif mekanizmalar da geliştirebiliyor. Pepsinin mmsle resmini gönderen kişiler arasından seçtiklerini kutularına basması , Nike’ın Çak istediğin Yere kampanyası içerinde sende istediğin yere çak videonu gönder gibi bir mekanizmayla tüketiciyi de kampanyanın içine çekmesi buna birkaç örnek.

Marka İşbirlikleri
Operatörlerin kendi içindeki klüpler yada markaların yanlarında görmek isteyecekleri , konumlarına katma değer katacak diğer markalarla yapabilecekleri çeşitli işbirliklerinden bahsedebiliriz.
İştecellilere Ford ticari araçlarında indirim yapılması, coca colanın mobil içeriğini gnctrkcll üyelerine özel haline getirmesi ve turkcellin bunu tüm iç iletişimde kullanıp geliştirmesi operatörlerle yapılabilecek işbirliklere birkaç örnek.
Operatörler dışında markaları mobilize edebilecek işbirliklerini için mobil telefon markalarını ve telefonlar dışında mobil her türlü cihazı düşünebiliriz. Ipodlar, playstation, wii,xbox gibi oyun konsolları ister marka işbirlikleriyle olsun, ister advergameler yoluyla olsun artık kendileri bir mecra haline gelmiş durumdalar.
Mobil pazarlamanın bize sunduğu , faydalanabileceğimiz ve markalarımıza uygulayabileceğimiz araçlar sınırsız. Yeter ki bu dünyanın gerçek olduğunu, tüketicilerin hayatlarına bu kadar entegre olmuş bu platformları çeşitli şekillerde markalarımız için kullanmamız gerektiğine inanalım ve en doğru şekilde iletişim planlarımıza entegre edebilelim.