Web’in daha da önemlisi Web2.0’ın hayatımıza girmesinden önce, haberler çok yavaş yayılıyordu ve şirketlerin bunlara cevap vermek ve problemleri sistematik bir şekilde çözmek için ihtiyaçları olan yeterli zamana sahip olma gibi bir şansları vardı. Artık özellikle tüketicinin yarattığı içeriğin inanılmaz hızlı gelişimiyle markalar ve şirketler ile ilgili her türlü haber, yorum bir anda kitlelere yayılabiliyor ve tüm bunlar bir markayı güçlendirebiliyor ya da yokedebiliyor.
Tüketicilerin çok büyük bir kısmının arama motorlarını kullandığını ve doğru bir arama motoru pazarlaması yapsanız ve sizin web sitenizin en üstte bile olsa, ilk 10 yada ilk 20 sırada çıkan diğer linklerin ve haberlerin markanız hakkında ne söylediğinin çok önemli olduğunu biliyoruz. Giderek artan ve yayılan bloglar, forumlar, tüketici görüşü siteleri, tüketici şikayet siteleri, sosyal ağlar, rakiplerin atakları, ticari marka ihlalleri ve sahte ürünler online reputasyon yönetiminin gerekliliğinin önemini gösteriyor.
Tüketiciler satın alma kararlarını dahi çok güvendikleri, herkesin her an ulaşabileceği yorumlara göre verebiliyorlar. En basit örneğiyle biliyoruz ki kullanıcıların yorumlarına dayanan rating uygulaması, E-bay gibi dev bir sanal marketing başarısının en önemli etkenlerinden biri .

Online reputasyon yönetiminin pazarlamayı, halkla illişkileri ve arama motoru pazarlamasını bir araya getirdiğini söyleyebiliriz. Özetle süreç ; gözlemlemek, analiz etmek ve gerektiğinde de etkilemek şeklinde 3 fazdan oluşuyor. Gözlemlemek derken gerçekten web üzerinde markamızla ilgili iyi yada kötü ne söyleniyor anlamaktan bahsediyoruz. Bunu manuel olarak yapmak için kullanabileceğimiz bir kaç yöntem var.
Bu yöntemler;
• Google, yahoo gibi arama motorlarının alertleri,
• Özellikle yurtdışında çok kapsamlı olan feedster ve technorati gibi ,markaların bloglardaki varlığını incelememize yarayan araçlar,
• RSS okuyucularımızı araştırmak yönetimini yapmak istediğimiz markalara göre özelleştirmek,
• Arama motorlarından ve sosyal ağlardan marka ve markayla ilgili tüm anahtar kelimeleri düzenli olarak takip etmek.
Bunun sonrasında elimizdekileri analiz etmek, karşı karşıya olduğumuz fırsatları, problemleri olası riskleri belirlemek ve sonrasında aksiyon noktalarını netleştirmek gerekiyor.
Online reputasyonun yönetilmesini, tüm bu gözlem ve analizlerin yapılmasını kimin koordine edeceğine gelirsek; aslında bu işin sorumluluğu ne geleneksel pr ajansları ne de geleneksel medya ajanslarına ait olmalı. Offline PR’dan çok daha farklı bir uzmanlık olduğu ,çeşitli teknik araçlar ve konuyla ilgili yoğun konsantrasyon gerektirdiği için bu işi yurtdışında yaygınca gördüğümüz ve Türkiyede’de yeni yeni örneklerine rastladığımız gibi dijital PR ajansları yada interaktif ajansların dijital PR departmanları yapmalı. Mindshare Interaction olarak özellikle gelişmiş pazarlardaki tüm ofislerimiz dijital pr hizmeti veriyor, Türkiye’de de networkun toollarını ve uzmanlığını lokal uzmanlığımızla harmanlayıp müşterilerimize bu hizmeti en kısa zamanda kapsamlı olarak vermeyi planlıyoruz.