Mar 25

ipsss

Türkiye’nin ilk online araştırma kütüphanesi, dünyada örnekleme bazlı pazarlama araştırmaları şirketlerinden biri olan İPSOS tarafından http://www.ipsos.com.tr/ web adresinden yayına başlatıldı.  Online kütüphane, pazarlama ve pazar araştırma profesyonellerine, araştırmacılara, akademisyenlere ve daha birçok kişiye rehber olmayı hedefliyor.

Pazar tredlerinin yanısıra  “Online Araştırma Kütüphanesi” nde uzman araştırmacıların görüş ve bilgilerini paylaştığı bloglar, seminer ve konferanslara ait sunum ve raporlara da yer veriliyor.
İPSOS

Mar 19

altinorumcek Bu hafta başında posta kutumuza gelen maillerden biri bizi sevindirdi. Online karakterlerin lezzetli  dijital haberler almak için sıklıkla uğradığı Verve Digital bu seneki Altın Örümcek Web ödüllerinde Blog kategorisinin finalistlerinden biri oldu :)

Bu sene Altın Örümcek’te hem jüri seçiyor hem de herkes. Jüri her zamanki gibi en iyilere karar verirken, siz de favori sitelerinizi SMS ile destekleyerek halk oyu kategorisine katkıda bulunabilirsiniz. Bu sene SMS ile katkıda bulunanları bir çok hediye beklediğini de belirtelim.

Halk oylamasında Verve Digital‘i desteklemek için ALTIN 216 yazarak 3969‘a göndermeniz yeterli olacak ;) Blog kategorisindeki tüm finalistlere bol şans diliyoruz. En çok sevilen blog kazansın :D

Feb 16

popdown

İnternette beğenmediğimiz reklamları, pop-up’ları kapatmanın çok kolay bir yolu var. Pencereyi kapatmak! Gerçek hayatta ise bu durum biraz daha karışık. Hoşumuza gitmeyen, reklam kirliliği yarattığını düşündüğümüz uygulamaları istesek de kapatamıyoruz :)

Pop-down projesi, internetteki “X’e, pencereyi kapat’a bas ve kurtul” durumunu sembolik de olsa gerçek hayata taşıyan bir performans. Fransa’dan başlayan bu uygulama, giderek tüm dünyaya yayılmış. Şu ana kadar 500 kişi gerçek hayattaki reklamları “X”‘lemiş durumda. Hareketin blog’unda gerçek hayatta gözümüzü kirleten reklamlara, nesnelere, duyarsızlıklara ilişkin ilginç uygulamaları görebilirsiniz. Blog’da bu “X”leri nasıl üretip basacağımız, nasıl kullanacağımız da anlatılıyor.

Türkiye’de bu çarpıları hakeden bir çok durum olduğunu düşünenler için pop-down projesinin blogu şu adreste.

Nereden duyduk? Ads of the World.

Nov 13

Kasım 2007′de newsletter olarak doğan ve Mayıs 2008′de platform değiştirerek lezzetli dijital içeriği size blog ortamında ulaştıran Verve Digital, birinci senesini geçtiğimiz ay doldurdu!

Peki bu 12 ay boyunca Verve Digital’de neler olmuş?
8 yazarımız toplam 216 haber girişi yapmış… Toplam 11 kategoride 710 tag oluşturmuşuz… Yazdıklarımıza toplamda 42 yorum almışız… Bu haberleri girerken Boom’dan sayısız yemek sipariş etmiş, yüzlerce bardak çay içmişiz, kimse blog yüzünden ünlü olmamış, tv’ye çıkmamış, blog yazarlarından hiçbirinin virali sosyal platformlarda dönmemiş ama blog yazarken oldukça keyifli saatler geçirmişiz :]

Blog olarak yayına başladığımız 9 Mayıs’tan bu yana
8,324 ziyaret sonucunda sayfalarımız toplamda 20,605 kez görüntülenmiş. Bu gösterimlerin %75′i yeni ziyaretçiler tarafından gerçekleştirilmiş. 21 kişi bizi RSS’lerine eklemiş ve sürekli takip ediyor. Bize bir çok mecra duyuru anlamında yardım etmiş ve bir günde 1,205 sayfa görüntülenmesi ile Eylül ayında kendi rekorumuzu kırmışız. Tüm bu rakamlar bizi mutlu etti ve sizinle paylaşmak istedik.

2009′da daha fazla yazılan ve okunan bir blog olmak istiyoruz. Bizi okumaya devam edin ;D

Oct 27

STOPTürk internet kullanıcısı için, bir sabah internete girdiğinde, çok severek takip ettiği bir internet sitesini, bir blog adresini “mahkeme kararı ile engellenmiş” bulması alışılmış bir durum, sıradan bir olay haline gelmeye başladı.

Hepimiz “You Tube şu an açık mı kapalı mı?” sorusunu gün içinde birbirimize sıkça soruyoruz çünkü You Tube bir açılıyor, bir kapanıyor. Şaka gibi ama gerçek.

Engelli siteler arasına son olarak çoğumuzun bir günlüğünün bulunduğu Blogger.com da eklendi. Blogger’ın engellenmesi ile, sansür tartışmalarının – zaten bu tartışmalar yeterince alevliydi – alevi parladı. Kullanıcının yarattığı içeriğin, blogların öneminden bahsettiğimiz bir devirde yaşarken Blogger’ın yasaklanması – daha önce de Wordpress yasaklanmıştı, hatırlatalım – oldukça anlamlı(!). Aynı zamanda ironik.

Peki, sansürü tartışmanın ötesinde, blog sayfalarında “mahkeme kararı ile yasaklanabilecek” içerik bulundurmayan bloggerların hakları ne olacak? Şu an bu hizmetten yararlanamayan bloggerların düştüğü durumu kim çözecek? İçeriklerini alıp başka bir blog servisine taşınmak zorunda kalan göçebe bloggerların azınlık sorunları hangi yüksek mahkeme tarafından ele alınacak? Bir sitenin kapanıyor olmasının ardında yatan hukuki gerçekler ne yazık ki kurunun yanında yaşın da yanması durumunu açıklayamıyor, her zamanki gibi.

Şu ana kadar yasaklanan internet sitelerinin genel bir listesi için: http://engelliweb.com

İnternette sansüre karşı duran güzel insanların web sitesi sansuresansur.org’u da bu bağlamda incelemekte yarar var. Bu siteye erişim kendi kararıyla engellemiş durumda :]  http://www.sansuresansur.org

Blogların engellenmesine karşı açılan sitelerden Blog Hareket Günü de “Bloguma Dokunma” adlı bir imza kampanyası başlatmış durumda…

Umarız bizim bloğumuz da birgün tası tarağı toplayıp taşınmak zorunda kalmaz, ironi çağında insan sitesine ne olacağını kestiremiyor.

Mahkeme kararı ile engellenmek hiç bu kadar kolay olmamıştı :]

Oct 16

Web 3.0
Gelişen semantik teknolojiler, yeni jenerasyon web uygulamaları, yeni pazarlama olanakları, bloglar, wikiler… Tüm bunlar İnternet’i nereye götürüyor olabilir?

Akıllı teknolojiler, semantik çözümler ve Web 3.0 iş modelleri konusunda uzman Project10X, senenin başında yayınladığı “Semantic Wave 2008″ raporunun bir devamı olarak Web 3.0 manifestosunu yayımladı.

Manifestoda semantik teknolojilerin İnternetin bir sonraki çağında hayatımıza nasıl yön vereceği anlatılıyor. Semantik sosyal networkler, kısayollar, semantik arama, semantik bloglar ve wikiler yeni internet deneyimimizi belirliyor olacaklar.

Web 3.0 manifestosu ile ilgili ayrıntılı bilgi Project10X sitesinde yer alıyor…

Nereden duyduk: ReadWriteWeb

Oct 16

Blog Action Day 2008

Dün blog dünyası için büyük bir gündü. Tüm dünyadan binlerce blogger, eylem birliği yaparak, ortak bir akılla hareket etti ve bloglarında yoksulluk ile ilgili yazılar yayınladı. Bu büyük hareket yoksulluk ile ilgili farkındalık yaratarak dün web dünyasının gündemi belirledi.

Bugün itibarı ile toplam 12,688 site bu etkinliğin parçası oldu ve yoksulluğa son verecek yöntemlerle ilgili yarattıkları içeriği toplam 13,412,026 kişiye ulaştırdı, hareket büyümeye devam ediyor. Bu etkinliğin bir parçası olmak isteyen internet kullanıcıları siteyi takip ederek kendilerine uygun şekilde katkıda bulunabiliyorlar. Dilerseniz blogunuzda yoksulluk ile ilgili fikirlerinizi ve kafanızdaki çözümleri paylaşın, dilerseniz hayır kurumları aracılığıyla bağışta bulunun.

Blog Action Day 2008 katkılarınızı bekliyor!

Oct 16

iPhone’un Türkiye’de legal yollardan satılmaya başlaması ile birlikte, uygulama önerileri, kullanımlara ilişkin ipuçları ile ilgili içerikler de hızla artmaya başladı. iPhone kullanıcıları birbirleriyle iPhone dostu siteleri paylaşıyor, en beğendikleri uygulamaları tavsiye ediyorlar. Biz de sıkça takip ettiğimiz Türkçe – İngilizce iPhone içerik kaynaklarını sizinle paylaşmak istedik:

[iPhone Mu?]: Bir iPhone kullanıcısının kişisel deneyim bloğu. Geniş bir kategori arşivi bulunuyor.
[iPhone Türkiye]: iPhone ve iPod Touch uygulama tanıtımlarının yer aldığı bir başka Türkçe blog.
[FriendFeed iPhone Türkiye]: FriendFeed üzerinde, Türkiye’deki iPhone kullanıcılarının iPhone hakkında görüşlerini, ipuçlarını ve sorunlarını paylaşabilecekleri friendfeed odası.
[TouchTip]: Uygulamalar, haberler, forum konuları ve değerlendirmeler içeren zengin bir blog.
[Free iTunes Downloads]: iTunes Store’dan ücretsiz indirebileceğiniz tüm içerikleri bu blogdan takip edebilirsiniz.
[iLounge]: Sadece iPhone ile ilgili değil tüm iPod ailesi ile ilgili güncel içeriği takip edebileceğiniz en zengin sitelerden biri. Uzun zamandır tüm kullanıcıları özgün ve şahane içerikler sunuyor.
[iPhone Application List]: iPhone uygulamaları ile ilgili geniş bir değerlendirme ve liste arşivi.

Feb 16
Türkiye’de Bloglar
icon1 Süen Çankaya | icon2 Dijital gündem | icon4 02 16th, 2008| icon31 Yorum »


Blog tutuyorum öyleyse varım

Günümüzün tüketicisi interneti eğlence, bilgi, iletişim ve artık İÇERİK üretmek için kullanıyor ve artık internetteki en büyük içerik yaratıcısı tüketici… Hal böyleyken Blog nedir iyi anlamak gerekiyor. Genel anlamıyla teknik bilgi gerektirmeden, kendi istedikleri şeyleri, kendi istedikleri şekilde yazan insanların oluşturdukları, günlüğe benzeyen web siteleridir. Blogcunun seçimine göre okuyucular yazılara yorum yapılabiliyor.Bu yorumlar, blog kültürünün çok önemli bir dinamiğini oluşturuyor; bu sayede yazar ve okuyucular arasında iletişim sağlanıyor ve paylaşım artıyor. Bazı istatistiklere bakacak olursak, her saniyede yeni bir blog, günde 80.000 civarında yeni blog üretiliyor, bu blogların %55’i aktif ve tüm bloglara gönderilen yazılar günlük 900.000 civarında…

Peki neden blog tutuyorlar? Çünkü artık yapabiliyorlar!İçerik yaratabilmek için araçları var ve kolaylıkla izleyici bulabiliyorlar. İnternet ucuz, kolay ve milyonlara ulaşabilme kapasitesi var. Günümüzün teknolojisiyle video/resim çekmek ve müzik kaydetmek kolay. İnsanlar katılım ve enteraksiyon istiyorlar ve hepsinden önemlisi artık ne yapmaları gerektiğinin kendilerine söylenmesinden sıkıldılar. Artık hayatlarının kontrolünü ellerine almak istiyorlar.

Şimdilik ülkemizde hala sözlükçülük blogculuktan bir adım önde görünüyor. Sözlükler bloglardan daha medyatikler, daha çok para kazanıyorlar. Sözlük buluşmaları blog buluşmalarından daha aktif geçiyor diyebiliriz. Yine de birkaç çarpıcı rakama bakacak olursak, en popüler bloglardan biri olan www.blogcu.com’un 735.907 blogcusu, 4.880.666 blog yazısı var! İncelemenizi önerebileceğimiz diğer blog siteleri; bigumigu, milliyetblog, blogger, wordpress…


Dünyaya baktığımızda ise Blog konusunun çok daha başka boyutlarda da almış başını gittiğini görebiliyoruz. Blogların, haberlerin yayılma hızı ve erişim kolaylığı sağlama üzerinde etkisi olduğu gibi artık, haberciliğin ses tonu ve kimyası üzerinde de gittikçe artan bir etkisi olduğu Amerika’da yapılan bir anketle tespit edilmiş. Yeni Medya nam-ı diğer bloglar, habercilik anlayışını birçok açıdan şekillendiriyor. Bir kısım haberci, blogların haber kaynağı yaratmada faydalı olduğunu söylerken, büyük çoğunluğu hikayenin konusunu daha iyi anlamada, farklı bakış açılarıyla konuya değinmede veya yepyeni bir fikirle ortaya çıkmalarında yardımcı olduğunu ifade ediyor. Anlaşılan o ki, bloglar soruşturmacı araştırma için değil de daha çok etnografik araştırma için kullanılıyor.

Bu anketin bazı diğer çarpıcı bulgularına bakıldığında, habercilerin hemen hemen 70%inin düzenli olarak belirli blogları takip ettikleri görülüyor. 57%si haftada en az 2-3 kez blog okuyor ve 21%i blog okurken bir saatten fazla zaman geçiriyorlar. Bunun dışında kendileri de giderek artan oranda blog tutuyor. Hemen hemen yarısı ise sadece okur olduklarını, yorum yapmadıklarını ifade ediyor. Kaçınılmaz olarak her sosyal fenomen gibi Bloglar da haberciler için olmazsa olmaz haber kaynağı haline gelmiş gibi görünüyor.

Anafikir: İnternet, hayatımızdaki herşeyi değiştirirken değişime ayak uyduran kullanıcılara ulaşmak, pazarlama ve reklam modellerinin de değişmesini kaçınılmaz kılıyor.Karşımızda yepyeni bir tüketici profili var: bilmek, anlamak isteyen, seçenekleri karşılaştıran, güvenmeyen, sorgulayan, yaratıcı, kendisi karar veren ve katılımcı. Hiç olmadıkları kadar bilgi erişimine sahipler ve her türlü reklam kampanyasını eleştirmeye, sorgulamaya ve çürütmeye hazırlar. Tüketiciler için konuşma, markalar için de dinleme çağı başlıyor. Babafikir: Biz pazarlama dünyası insanları olarak bu değişimi yakalamak için ne yapmalıyız? Markalarımız hakkında tüketicilerin neler dediklerini takip etmeliyiz. Gücü onlara vermeli, onların marka hakkında, marka karasularında konuşmalarına izin vermeliyiz. Unutmamak lazım ki tüketiciler zaten marka hakkında konuşuyorlar. Markalar korkmamayı öğrenmeli! Kesinlikle sahte içerikten uzak durmalıyız çünkü tüketicilerin yeni teknolojilere yönelmesindeki ana sebeplerden biri de güven meselesi ve” Bilgi, özgür olmak ister!” Blogları dinleyin, ürünleriniz hakkında konuşturun, kendilerini ifade edebilecek alanlar yaratın, markanızla etkileşime girecekleri araçlar yaratın, onlara oyun oynatın, eğlendirin, yarıştırın, sizin için üretmelerine izin verin, yaratıcı olmaları konusunda cesaretlendirin, reklamlarınızı onlara çektirin, viral ağları kullanın,markanızın blogunu yapın…

Bizden söylemesi :)