Sep 22

Hayatımıza güçlü bir şekilde tutunan “sosyal ağ” fenomeni, web ile ilgili alışkanlıklarımızı da değiştireceğe benziyor. İngiltere’de yayına geçen bir sosyal alışveriş sitesi olan Tribesmart, sosyal ağ özelliklerini fonksiyonlarına ekleyerek kullanıcılara paylaşım tabanlı bir alışveriş olanağı sunuyor.

Üye olarak ürünleri inceleyip, satın alıp, değerlendirmenizi ve önerilerinizi paylaşarak, önerileriniz üzerinden puan kazanma ve fikir lideri olma üzerine kurulu bir sistemi olan Tribesmart, alışverişlerinizden edindiğiniz fikirlerin diğer tüketicilere geri dönüşünü sağlıyor ve böylece ortak bir tüketici görüşü sağlamak için uygun bir platform sunuyor. Ev, moda, teknoloji, eğlence, spor, çocuk, aile gibi kategorilerde arayabileceğiniz ürünler kullanıcı deneyimleri ile birlikte sunuluyor, böylece diğer kullanıcıların deneyimlerini hesaba katarak ürünle ilgili son kararınızı verebiliyorsunuz.

Tribesmart sitesi burada. Nereden duyduk?: Mashable!

Sep 11

ComScore’un yaptığı araştırmaya göre, dünyada sosyal ağ kullanıcı sayısı geçen yıla göre %25 arttı. Kuzey Amerika’da diğer bölgelere göre artış hızı %9 olarak gerçekleşirken, Ortadoğu – Afrika’da bu oran %66, Avrupa ve Latin Amerika’da %30 civarında bir artış gözlenlenmekte. Jack Flananagan*’a göre ilk social network trendleri Kuzey Amerika’da başlamasına rağmen diğer bölgelere göre artışın düşük olması bu bölgede olgunluğa ulaştığını gösteriyor.

Facebook ve Hi5 kullanıcı sayılarının ikiye katlanmasıyla kullanıcı sayısında yüzdesel olarak %153 ve %100 artış gözlemlendi. Bu sitelerin yanısıra geçen yıla göre yüksek artış gösteren %50 ile friendster.com, %41 ile orkut ve %32′lik oranla bebo.com görünüyor. 

Kuzen Amerika’da sosyal ağlardaki ziyaretçi sayısının artış hızının diğer bölgelerdekine göre az olmasına rağmen en fazla kullanıcı sayısı hala bu bölgede (49 milyon).

(*comScore executive vice president)
Kaynak: comScore

Aug 27

Sony stilinde Second Life!

Sony Playstation Network için hazırlanan, tüm PS3 kullanıcılarının bir araya geleceği Second Life tarzı geniş online platform home, 2008′in son çeyreğinde PS3 ekranlarından bize göz kırpacak!

2005′in ilk aylarından bu yana geliştirilen, yayın tarihi ertelenen ve merakla beklenen home, PS3 kullanıcılarına çok geniş bir online platform deneyimi sunacak. Kullanıcılara kendine tıpatıp benzeyen bir karakter yaratarak, kendi dünyalarını oluşturma, bu dünyaya arkadaşlarını davet etme, başka dünyaları ziyaret etme ve kendi tercihlerini, içeriklerini arkadaşları ve tanıştığı yeni insanlarla paylaşma imkanı yaratacak home, online platformlar arasında kısa sürede oldukça parlak bir yere sahip olacak gibi görünüyor.

Kısa süre sonra PS3 Online Store’dan ücretsiz indirebileceğimiz, PS3′ün ana menüsü olan Cross Media Bar’ın vazgeçilmez ikonlarından biri olacak home, bize sanal dünyada gezme, karşımıza çıkan “gerçek” kişilerle sohbet etme, onları kendi evimize davet etme, birlikte PS3 hard diskimizdeki filmlerden evimizdeki LCD’yi kullanarak izleme, seçtiğimiz özel foto albümümüzden diskimizdeki fotoğrafları izletebilme, PS3 oyunlarında online olarak kazandığımız ödülleri sergileyeceğimiz “ödül odası” oluşturma gibi, daha önce online olarak yaşadığımız/yaşamadığımız bir çok deneyimi bizlere vadediyor.

home ile ilgili gelişmeleri ve yükledikten sonra yaşadığımız deneyimleri burada sizinle paylaşıyor olacağız.

Mar 19

Peki Build.last.fm nedir? Bugüne kadar 3.işortakları tarafından Last.fm deneyiminin internette yayılmasını ve genişlemesini sağlayan uygulamalardan(applications) oluşan bir galeridir.
Üyeleri ve sosyal müzik network ortakları tarafından oluşturulan, Build.last.fm’de, 2003’den bugüne kadar geliştirilmiş birçok Last.fm uygulaması ve widgeti sergileniyor. Last.fm kurucularından Richard Jones, Last.fm’i en başından beri her kullanıcının kendi websitelerinde veya diğer platformlarda kendi last.fm deneyimlerini yaratmaları ve başkaları ile paylaşmaları için de kurduklarını söylerken, mobil, oyun konsolları ve diğer büyük medya platformları ile kurdukları ortaklıkları geliştirerek Last.fm’in en keyifli sosyal müzik platformu olarak devam etmesini garantilemeyi amaçladıklarını belirtiyor. Build.last.fm sayesinde bu uygulamaların internet ortamında daha da yayılmasıyla birlikte, kullanıcıların Last.fm profillerini her an her yerden kullanmaları ve yeni müzik keşifleri yapabilmeleri olası gözüküyor

Feb 7

Online buluşma sitesi Match.com yeni bir Facebook uygulamasıyla Facebook ile profillerini birleştiriyor! Küçük Siyah Kitap uygulaması sayesinde Facebook kullanıcıları, siteden ayrılmadan Match.com arama taktiklerini kullanarak potansiyel eşlerini bulabilecekler. Tabi ki kullanıcılar üyelikleri dahilinde bu servis için belli bir ücret ödüyor olacaklar. Match.com İngiltere yöneticisi Jason Stockwood diyorki; “ Match.com da diğer birçok sosyal networkle aynı karakteristiği taşıyor ve insanları bir araya getiriyor. Facebook insanların iletişim kurmalarında ve halihazırdaki arkadaşlık networklerini yönetmelerinde çok başarılı ; fakat Match.com bu iletişimi bir adım öteye taşıyarak, insanların romantik bir ilişki formatına geçmelerini sağlıyor”

Dec 13
Sosyal Networkler
icon1 Süen Çankaya | icon2 Dijital gündem | icon4 12 13th, 2007| icon3Yorum yok »

Herşey Web 2.0 erasıyla birlikte “masaüstü”nün egemenliğinde olan tüm uygulama bulundurma görevinin webe taşınması ve dökümanların, kontaklarımızın,ofis araçlarının, videoların,resimlerin herşeyin biz neredeysek orada olabilmesi gerçeğiyle başladı. Eskiden pasif bir alıcı olan tüketiciler artık çok kolay erişebildiği digital platformlar sayesinde aktif katılımcılar olmaya başladılar. Facebook profilleri, flickr’daki resimleri, linkedin’deki cvleri, last.fm’deki müzik kişilikleriyle hayatlarını oluşturan her alanda birer sanal kopyaları var ve bu kopyalar orada yaşıyorlar, kendilerini hiç bir yerde ifade edemedikleri kadar net ifade edebiliyorlar.

Bu yeni dünya her türlü içeriğin yaratılması, yeni arkadaşlıkların oluşturulması, ilgi alanlarının tartışılması gibi konuları hiç olmadıkları bir şekle sokma gücüne sahip. Tabiiki tüm tüketiciler kendilerini sosyal ağlar yoluyla ifade etmiyor. Fakat ifade eden kesim kesinlikle çığ gibi büyüyor.

Verilere göre tüm dünyada online sosyal platformlarda harcanan pazarlama bütcesi 2006 yılında 445 milyon$ iken, 2007 yılında 1 milyar doların üzerine çıkmış durumda. Bu pazarın dünyadaki büyük oyuncuları aslında Türkiye’de de aynı şekilde egemenliklerini kurmuş durumdalar.

Peki markalar bu platformları nasıl kullanıyorlar?

Banner tabii ki akla en çabuk gelen ve en kolay uygulanabilecek yöntem gibi düşünülüyor. Bannerın yanısıra sponsorluklar,aplikasyonlar,gruplar, farklı markalama modelleri gibi pek çok yöntem var. Fakat tüm platformlar kendi dinamikleri ve gerçeklikleri çerçevesinde kullanıldıkları oranda ancak potansiyelleri dogrultusunda geri dönüş sağlayabiliyorlar . Bu yüzden kullanılması amaçlanan sosyal networkleri iyi anlamak, kullanıcının deneyimini algılayıp ona göre pazarlama çözümleri üretmek gerekiyor… Çünkü bu alanlar tüketicinin kral/kralice olduğu, her türlü seçime ve sınırsız özgürlüğe sahip oldukları bölgeler. Dolayısıyla bu özgürlüklerini asla rahatsız edici bir şekilde kullanmamak gerekiyor.

Facebook üzerindeki uygulamalardan birine bu sayımızda haber olarak yer vermiştik. Bu tarz uygulamaların yanında etkinlikler, sponsorlu gruplar, anlamlı uygulamalar markanın tüketiciye dokunabileceği uygun örnekler.

Sosyal networkleri kullanarak pazarlama faaliyetleri yapmak ya da bu platformları bir dağıtım ağı olarak kullanmak giderek daha çok markanın dikkatini çekiyor. Marka açısından bakıldığında doğru kullanıldığı taktirde tüketiciyle ilişkilerin geliştirilip derinleştirilmesi anlamında bu platformların faydası olabileceği tabii ki bir gerçek.

Bu platformlarda gerçekten tüketicinin anlamlı bulabileceği şekillerde yer almak çok önemli. Çünkü sadece rakiplerinizle değil, sosyal networkleri oluşturan bütün içeriklerle yarışma halindesiniz, bir marka profili oluşturmanız yeterli olmuyor, onun altını doldurmanız ve tüketicinin güvenini kazanmanız gerekiyor. Bunun için de sadece pazarı, markanın ihtiyaçlarını ve tüketiciyi değil, kullanmayı planladığınız sosyal ağın kullanıcı segmentlerini de tanımlamanız ve onları anlamanız gerekiyor. Eğer kullanıcının yarattığı bir içerik etrafında bir aktivite planlıyorsanız ve youtube ana mecranız olarak aklınıza geliyorsa, youtube’un milyonlarca kullanıcısından sadece %1′inin gerçekten içerik yüklediğini aklınızda bulundurmalısınız. Tek bir bedenin asla tüm tüketicilere uyamayacağını bilip farklı tüketicilere farklı içeriklerle gidebilmelisiniz, içeriği yaratırken markanın kendi dünyasından ve egosundan sıyrılıp markayla tüketicinin gerçekten kurduğu kontak noktalarından ve içgörülerden hareket etmelisiniz.

Özetlemek gerekirse sosyal networkler hayatımızda ve olmaya da devam edecekler. Markalarımız için tabiiki nasıl kullanabileceğimizi düşünmeliyiz. Fakat yaptığımız herşey doğru içerikte,kurguda, platformda ve stratejide olmalı. Dürüst , kullanıcı deneyime saygılı ve kesinlikle tüketicinin ilgi alanları ve ihtiyaçları ile ilgili olmalıyız…